Sık Sorulan Sorular

Marka Tescili Zorunlu mu? Yasal ve Fiili Gereklilik

Yayın: Güncelleme: 7 dk okuma
Marka Tescili Zorunlu mu? Yasal ve Fiili Gereklilik

Türkiye'de bir işletme kurmak ya da bir ad veya logo kullanmak için marka tescili genel bir yasal zorunluluk değildir; ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) sağladığı marka koruması tescil yoluyla elde edilir (m.7/1). Marka tescili zorunlu mu sorusu bu yüzden aslında iki ayrı soru: işi yürütmek için tescil gerekmez, adı başkalarına karşı korumak içinse gerekir.

Tescil konusu da genellikle bir pazaryeri başvurusu, franchise görüşmesi ya da ihracat planı masaya geldiğinde açılıyor. Kanun sizi zorlamaz; bu iş ilişkileri ise tescil olmadan ya hiç kurulmaz ya da riskli kurulur.

Marka Tescili Yasal Olarak Zorunlu mu?

Hayır. SMK'da ya da genel ticaret mevzuatında, bir işletmenin kullandığı adı, logoyu veya ürün adını marka olarak tescil ettirmesini şart koşan genel bir hüküm yoktur. Şirket kurabilir, vergi kaydı açtırabilir, fatura kesebilir, mağaza ve web sitesi açabilir, ürününüzü kendi seçtiğiniz adla satabilirsiniz; bunların hiçbiri için TÜRKPATENT (Türk Patent ve Marka Kurumu) tescil belgesi istenmez.

Bu konuda sık karıştırılan iki kayıt var. Biri şirket kuruluşunda ticaret siciline yazılan unvan: unvan ticaret sicilinde, marka TÜRKPATENT sicilinde tutulur ve biri diğerinin yerine geçmez. Öteki alan adı. Bir alan adını kaydettirmek, o ad üzerinde marka hakkı doğurmaz. Tersine, başkasının tescilli markasıyla aynı ya da benzer bir işareti ticaret unvanı, işletme adı veya alan adı olarak kullanmak, SMK m.7/3-d ve m.7/3-e'deki koşullar oluştuğunda marka sahibinin yasaklatabileceği kullanımlar arasındadır.

Hukukun "zorunlu mu" sorusuna verdiği cevap bu yüzden "hayır". Ama bu cevap, tescil olmadan hangi hakların elinizde olmadığını söylemez. Asıl soru orada.

Yasal Zorunluluk ile Hukuki Koruma Arasındaki Fark Nedir?

Fark, yaptırımın yönündedir. Yasal zorunluluk, yerine getirilmediğinde yaptırımı olan bir yükümlülük demektir; marka tescili ise bir yükümlülük değil, bir hakkın kazanılma yoludur. Tescil ettirmediğiniz için ceza almazsınız, ama tescilin verdiği hakları da kazanmamış olursunuz.

SMK m.7/1 bunu tek cümleyle söyler: "Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir." Tescilli marka sahibi; karıştırılma ihtimali doğuran kullanımları, işareti taşıyan ürünlerin piyasaya sürülmesini, ithalini ve ihracını, işaretin iş evrakında ve reklamda kullanılmasını yasaklatabilir (m.7/2–3). Bu hakların kapsamı tescilin kapsadığı mal ve hizmetlere göre belirlenir; koruma başvuru tarihinden itibaren 10 yıl sürer ve onar yıllık dönemlerle yenilenir (m.23/1).

Tescilsiz işaret ise tamamen korumasız değildir, ama koruması dolaylıdır. Başkası sizin kullandığınız adı başvurursa, başvuru tarihinden önce o işaret üzerinde hak elde ettiğinizi ispatlayarak itiraz edebilirsiniz (m.6/3); taklitçiye karşı ise Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerine dayanırsınız. İki yolda da hakkın varlığını her uyuşmazlıkta yeniden ispatlamanız gerekir. Bu araçların ayrıntısını ve sınırlarını tescilsiz marka kullanmak rehberinde anlattık. Önceliğin neden ilk kullanıma değil ilk başvuruya göre belirlendiğini ise marka hakkı kime aittir yazısı açıklıyor.

Tescilli ve Tescilsiz Markanın Elindeki Araçlar Nelerdir?

Tescilli marka sahibi hakkını sicil kaydıyla gösterir; tescilsiz işaret sahibi ise her seferinde fiilî kullanımını ispatlamak zorundadır. Bu farkın somut sonucu sekiz araçta görülür:

AraçTescilli markaTescilsiz işaret
Tecavüz davasıTespit, önleme, durdurma, maddi ve manevi tazminat, el koyma ve imha talepleri (SMK m.29, m.149)SMK'ya dayalı tecavüz davası yok; haksız rekabet davasında kullanım ve karışıklık ispatlanır
Ceza şikâyetiMarka hakkına tecavüz suçu için şikâyet hakkı (m.30)Yok; cezaya hükmedilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır (m.30/5)
Gümrükte durdurmaTescile dayanarak gümrük idaresine başvurulabilirBu mekanizma kullanılamaz
Sonraki benzer başvurularİtiraz edilebilir (m.6/1); aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer başvuruyu Kurum kendiliğinden de reddeder (m.5/1-ç)Yalnız önceki hak itirazı (m.6/3); ispat yükü işaret sahibindedir
Lisans, devir, rehinSicile kaydedilir; kayıtlı işlem iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (m.148/5)Sicil kaydı yapılamaz; işlem taraflar arasında sözleşmesel kalır
Pazaryeri marka programlarıTescil belgesiyle başvurulabilirÇoğu programda yetersizdir; koşullar platforma göre değişir
® işaretiTescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde kullanılabilirKullanılamaz; yanıltıcı beyan sayılabilir, ™ tercih edilir
Yurt dışı koruma (Madrid)Türk başvurusu ya da tescili uluslararası başvuruya temel olurTemel başvuru yoktur; önce Türkiye'de başvurmak gerekir

Tablodaki ceza satırının ayrıntısı, yani hangi fiillerin suç sayıldığı ve şikâyetin nasıl yapıldığı marka hakkına tecavüz suçu yazısında; gümrük satırının işleyişi ise gümrükte taklit ürüne el koyma rehberinde. ® ve ™ işaretlerinin aşamalara göre doğru kullanımını ® ve ™ işaretleri yazısında bulabilirsiniz.

Marka Tescili Hangi Durumlarda Fiilen Zorunlu Hâle Gelir?

Kanun şart koşmasa da bazı iş durumlarında tescil olmadan ilerlemek ya mümkün olmaz ya da büyük risk taşır. Fiilî gereklilik, bir iş ilişkisinin veya satış kanalının tescil olmadan kurulamaması ya da güvenle sürdürülememesi demektir. En sık karşılaşılan beş durum şunlardır.

Pazaryeri ve e-ticaret marka kaydı

Pazaryerlerinin marka sahiplerine yönelik programları ve hak ihlali bildirimleri, hak sahipliğini belgeyle göstermenizi ister. Çoğu program tescil belgesini esas alır, bazıları belirli koşullarda başvuru kaydını da kabul eder; koşullar platforma göre değişir ve zaman içinde güncellenir. Tescili olmayan satıcı, kendi adıyla açılmış taklit ilanlara karşı platforma gösterecek bir sicil kaydı bulamaz. Bu iki platformdaki durum için Trendyol ve Hepsiburada satıcıları için marka tescili yazısına bakın.

Franchise ve bayilik

Franchise veren, sistemi ve know-how'ı ile birlikte markasını kullandırır. SMK m.24'e göre marka hakkı, tescil edildiği mal ve hizmetler için lisans sözleşmesine konu olur; sicile kaydedilen lisans iyiniyetli üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Tescilsiz bir adla kurulan zincirde lisans sicile işlenemez, franchise alanın ya da bir bayinin adı kendi adına başvurması riski de açık kalır. Sözleşmeye yazılması gereken marka maddelerini franchise sisteminde marka rehberinde bulabilirsiniz.

İhracat ve yurt dışında üretim

Marka koruması ülkeseldir: TÜRKPATENT'ten alınan tescil yalnız Türkiye'de hüküm doğurur. Yurt dışında korunmak için hedef ülkelere ulusal başvuru ya da Madrid Protokolü üzerinden uluslararası başvuru yapılır; Madrid yolunun ön koşulu, Türkiye'deki işletmeler için TÜRKPATENT nezdinde bir temel başvuru ya da tescildir. Türkiye'deki ilk başvurunun tarihi, altı ay içinde Paris Sözleşmesi'ne taraf ülkelerde yapılacak başvurular için rüçhan tarihi olarak da ileri sürülebilir. Yurt dışındaki bir distribütörün markayı o ülkede kendi adına başvurması da ihracatta sık görülen bir risktir.

Yatırım, şirket satışı ve marka satışı

Yatırımcı ya da alıcı, satın aldığı işletmenin adının kime ait olduğunu sicilden görmek ister. SMK m.148'e göre marka işletmeden bağımsız olarak devredilebilir, rehin verilebilir ve teminat gösterilebilir; devir sözleşmesi noter onaylı olmalı ve sicile kaydedilmelidir. Bu işlemlerin sicildeki karşılığı tescilli markalar ve başvurular içindir (m.148/8). Tescilsiz bir işaretin el değiştirmesi sözleşmeyle sınırlı kalır ve alıcı, devraldığı hakkın sınırını bilemez.

Ambalaj, tabela ve stok yatırımı

Bir ad, basılı malzemeye ve stoğa dönüştüğü anda değişmesi en pahalı hâle gelir. Ambalaj, etiket, tabela, katalog ve reklam bütçesi tescilsiz bir ada bağlanırsa, aynı adı sizden önce tescil ettiren biri çıktığında bu harcamanın tamamı risk altına girer. Tecavüz tespit edilirse hak sahibi, ürünlere el konulmasını ve gerekirse imhasını da isteyebilir (m.149).

Tescil Ettirmemek Suç mu, Bir Yaptırımı Var mı?

Hayır. Kendi seçtiğiniz bir adı tescil ettirmeden kullanmak suç değildir ve tescil ettirmemenin idari ya da cezai bir yaptırımı yoktur. Hukuki risk başka yerden gelir: kullandığınız ad, başkasının Türkiye'de tescilli markasıyla aynı ya da karıştırılacak kadar benzerse, kullanımınız SMK m.29 anlamında marka hakkına tecavüz oluşturabilir ve m.30'daki ceza hükümleri karşı tarafın şikâyetiyle sizin aleyhinize işleyebilir.

Bu nedenle tescil kararından bağımsız olarak, bir adı kullanmaya başlamadan önce marka sicilinde araştırma yapmak gerekir. Tescilsiz bir işarette ® kullanmak da ayrı bir risktir; tescil iddiası taşımayan ™ tercih edilmelidir. Tescilsiz çalışmanın ticari sonuçlarını on başlıkta marka tescili almayan firmaların 10 sorunu yazısında topladık.

Marka Başvurusu Ne Zaman Yapılmalı?

Kısa kural: ad kesinleşip ön araştırmadan geçtiğinde, şirket dışına çıkmadan ve ona para bağlanmadan önce. Türkiye'de iki başvuru arasındaki öncelik, başvurunun alındığı tarih, saat ve dakikaya göre belirlenir (m.15/1); ertelenen her gün, adın başkası tarafından başvurulabileceği bir gündür. Aşağıdaki sorulardan birine "evet" diyorsanız başvuru zamanı gelmiştir:

  1. Ad için logo, ambalaj, tabela ya da alan adına para harcamaya başladınız mı?
  2. Bir pazaryerinde kendi markanızla satış yapacak mısınız?
  3. Franchise, bayilik ya da lisans görüşmesi planlıyor musunuz?
  4. Önümüzdeki aylarda ihracat ya da yurt dışında üretim var mı?
  5. Yatırımcı sunumu, ortaklık ya da şirket satışı gündemde mi?
  6. Adı ajans, tasarımcı ya da tedarikçi gibi dış kişilerle paylaşacak mısınız?

Hiçbirine "evet" demiyorsanız bile, adı uzun süre kullanmayı planlıyorsanız erken başvuru en düşük riskli yoldur. Erken başvurunun hukuki riski, tescilden itibaren beş yıl içinde markanın ciddi biçimde kullanılmaması hâlinde iptal talebine açık hâle gelmesidir (m.9). Zamanlama seçeneklerini marka tescili ne zaman yapılmalı rehberinde hafta hafta bir çizelgeyle anlattık; tescilin maliyetini sağladığı haklarla karşılaştırmak isterseniz marka tescili yatırım mı, maliyet mi yazısına bakabilirsiniz.

Zorunluluk Yok, Risk Var

Tescil ettirmemenin bir cezası yok; ama tescilsiz bir adın arkasında durmak, her uyuşmazlıkta hakkı yeniden ispatlamak demek. Ada ambalaj, tabela, pazaryeri mağazası ya da bayilik bağlayacaksanız başvuruyu ilk harcamadan önce yapın. Tescil kararını ertelemiş olsanız bile adı kullanmaya başlamadan sicile bakın: asıl risk, başkasının tescilli markasını farkında olmadan kullanmaktan doğar.

Adınızın sicilde çakışan bir kayda takılıp takılmadığını ve hangi sınıflarda başvurmanız gerektiğini görmek için adı ve faaliyet alanınızı iletişim sayfamızdan paylaşın. Marka tescili dosyası ön araştırmadan tescil kararına kadar aynı elde, TÜRKPATENT nezdinde yetkili marka vekilleriyle ilerler.

Kaynaklar

Marka rehberlerimizi Google aramalarında öncelikli görmek ister misiniz?

Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Sıkça Sorulan Sorular

Şahıs şirketi ya da esnaf için marka tescili zorunlu mu?
Hayır. Şahıs işletmeleri, esnaf ve küçük işletmeler için de marka tescili yasal bir zorunluluk değildir; işletmenin türü bu sonucu değiştirmez. Ancak adı başkasına karşı korumak ve taklitçiye karşı Sınai Mülkiyet Kanunu'na dayanmak için tescil gerekir; pazaryeri marka programları da çoğunlukla tescil ya da başvuru bilgisi ister. Türk vatandaşı gerçek kişiler şirket kurmadan da kendi adlarına marka başvurusu yapabilir.
Ticaret unvanını tescil ettirmek marka tescili yerine geçer mi?
Hayır. Ticaret unvanı ticaret sicilinde, marka ise TÜRKPATENT sicilinde kayıtlıdır ve biri diğerinin korumasını sağlamaz. Üstelik başkasının tescilli markasıyla aynı ya da benzer bir işareti ticaret unvanı veya işletme adı olarak kullanmak, SMK m.7/3-e'ye göre marka sahibinin yasaklatabileceği kullanımlar arasındadır. Bu yüzden şirket adı seçilirken marka sicili de ayrıca araştırılmalıdır.
Logoyu ayrıca tescil ettirmek zorunlu mu?
Hayır, logo için de yasal bir tescil zorunluluğu yoktur. Ancak marka koruması başvurudaki marka örneğiyle sınırlıdır: yalnız kelime markası tescil ettirildiyse logonun özgün çizimi marka olarak ayrıca korunmaz, yalnız logolu birleşik marka tescil ettirildiyse koruma o görünüm üzerinden değerlendirilir. Adı ve logoyu ayrı ayrı korumak isteyen marka sahibi iki ayrı başvuru yapar.
Marka tescili olmadan satış yapmak ve fatura kesmek yasal mı?
Evet. Ürün satmak, hizmet sunmak ve fatura kesmek için marka tescili şart değildir; vergi ve ticaret kayıtları marka tescilinden bağımsızdır. Yasal sınır, kullanılan adın başkasının tescilli markasıyla çakışmamasıdır. Çakışma varsa satışın kendisi yasal olsa bile ad nedeniyle marka hakkına tecavüz iddiası doğabilir; bu yüzden ürün adı kullanılmadan önce marka sicilinde araştırılmalıdır.
Marka başvurusu yapmak, tescil çıkmadan koruma sağlar mı?
Kısmen. Başvuru, alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla önceliği sabitler. SMK m.7/4'e göre ise marka hakları üçüncü kişilere karşı tescilin yayımından itibaren hüküm doğurur; başvurunun Bültende yayımından sonraki fiiller için tazminat davası açılabilir, ama mahkeme tescil yayımlanmadan karar veremez. Marka hakkına tecavüz suçu bakımından da markanın tescilli olması gerekir.
Yurt dışında satış yapmak için Türkiye'deki marka tescili yeterli mi?
Hayır. Marka koruması ülkeseldir ve TÜRKPATENT'ten alınan tescil yalnız Türkiye'de hüküm doğurur. Hedef ülkede koruma için o ülkeye ulusal başvuru ya da Türk başvurusunu veya tescilini temel alan Madrid başvurusu gerekir. Türkiye'deki ilk başvurunun tarihi, altı ay içinde Paris Sözleşmesi'ne taraf ülkelerde yapılan başvurularda rüçhan tarihi olarak ileri sürülebilir.
Tescil ettirmediğim adı başkası başvurursa ne yapabilirim?
Başvuru Resmî Marka Bülteni'nde yayımlandıktan sonraki iki ay içinde, başvuru tarihinden önce o ad üzerinde hak elde ettiğinizi ispatlayarak SMK m.6/3'e dayanıp itiraz edebilirsiniz. Başvuru kötüniyetle yapıldıysa m.6/9 ayrıca dayanak olur. Bu süre kaçarsa ve marka tescil edilirse başvurulacak yol, mahkemede açılacak hükümsüzlük davasıdır.