Hukuki

Tescilsiz Marka Kullanmak: Riskler, Haklar ve Koruma Yolları

Yayın: Güncelleme: 9 dk okuma
Tescilsiz Marka Kullanmak: Riskler, Haklar ve Koruma Yolları

Tescilsiz marka kullanmak Türkiye'de suç da değildir, yasak da değildir; ancak korumanız zayıftır. Tescilsiz marka sahibi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) tescilli markaya tanıdığı yasaklama haklarından (m.7) ve marka suçuna ilişkin ceza korumasından (m.30/5) yararlanamaz. Hakkını ancak Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) haksız rekabet hükümleriyle ve SMK'daki önceki hak itirazı ile hükümsüzlük yollarıyla, üstelik kullanımını her seferinde ispatlayarak arayabilir.

Aşağıda bu hukuki konumu, elinizdeki araçları ve bunların sınırlarını, tescilli markayla sekiz kıstasta farkını ve tescile geçene kadar kullanım delillerini nasıl biriktireceğinizi anlatıyoruz.

Tescilsiz Marka Nedir?

Tescilsiz marka, TÜRKPATENT (Türk Patent ve Marka Kurumu) siciline kaydedilmeden ticarette kullanılan ad, logo, slogan ya da başka bir işaret demektir. Uygulamada "fiilî marka" diye de anılır: işaret piyasada marka gibi iş görür, müşteri ürünü onunla tanır, ama arkasında bir tescil kaydı yoktur. Kavram ticaret unvanıyla da karıştırılmamalıdır: unvan ticaret sicilinde, marka ise TÜRKPATENT sicilinde korunur.

Bu durum, küçük işletmelerde ve yeni girişimlerde son derece yaygındır. Ad bulunur, logo tasarlanır, tabela asılır, sosyal medya hesabı açılır; başvuru "sonra" yapılacaktır. Tescilin yasal bir zorunluluk olmadığını marka tescili zorunlu mu yazısında anlattık; bu yazının konusu ise tescil olmadan çalışırken hangi hakların elinizde kaldığıdır.

Başvurusu yapılmış marka tescilsiz sayılır mı?

Teknik olarak evet, tescil kararı ve yayımı gerçekleşene kadar marka tescilli değildir. Ancak başvuru sahibi, hiç başvurmamış kullanıcıdan çok daha güçlü konumdadır. Başvuru tarihi sırasını sabitler; SMK m.7/4'e göre de başvurunun Bültende yayımından sonraki fiiller için, tescil yayımlandıktan sonra hükme bağlanmak üzere tazminat davası açılabilir. Bu yazıdaki "tescilsiz marka" ifadesi, esas olarak hiç başvurusu yapılmamış işaretleri anlatır.

Tescilsiz Marka Kullanmak Yasal mı?

Evet, kural olarak yasaldır. Hiçbir kanun, bir işletmeye kullandığı adı tescil ettirme yükümlülüğü getirmez. Sorun kullanmanın kendisinde değil, neyi kullandığınızdadır.

Seçtiğiniz ad, başkasının Türkiye'de tescilli markasıyla aynı ya da karıştırılacak kadar benzerse ve aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılıyorsa, kullanımınız SMK m.29 anlamında marka hakkına tecavüz oluşturabilir. Tescilsiz çalışan işletmelerin en sık yaşadığı hukuki sorun, kendi haklarını koruyamamaktan önce, farkında olmadan başkasının hakkını ihlal etmektir.

Risk yalnız sizden önceki tescillerden gelmez. Adınızı sizden sonra tescil ettiren kişi de tecavüz iddiasıyla karşınıza çıkabilir. Bu durumda önceki kullanımınıza dayanarak tescilin hükümsüzlüğünü istemeniz gerekir ve savunmanızın gücü, yine elinizdeki delil dosyasına bağlıdır.

Bu yüzden tescilsiz de olsa bir adı kullanmaya başlamadan önce marka sicilinde araştırma yapmak gerekir. Şirket kurarken yapılan unvan kontrolü bu araştırmanın yerini tutmaz; iki sicilin farkını şirket ismi sorgulama ile marka sorgulama farkı yazısında açıkladık.

Tescilsiz Marka Sahibinin Elindeki Hukuki Araçlar Nelerdir?

Tescil kaydı olmayan işaret sahibinin üç temel aracı vardır: haksız rekabet davası, sonraki başvuruya itiraz ve sonraki tescilin hükümsüzlüğü. Üçünün de ortak paydası, ispat yükünün size ait olmasıdır.

Haksız rekabet hükümleri (TTK m.54 vd.)

TTK m.54, rakipler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışları haksız ve hukuka aykırı sayar. TTK m.55/1-a-4 ise "başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almayı" haksız rekabet hâlleri arasında açıkça sayar. Piyasada bilinen tescilsiz adınızı taklit eden bir rakibe karşı dayanağınız çoğunlukla bu hükümdür.

Açıkça uydurma bir örnekle: "Nordika" adıyla iki yıldır el yapımı sabun satan bir işletme, aynı adı ve benzer ambalajı kullanan yeni bir rakiple karşılaşır. Tescili olmadığı için marka hakkına tecavüz davası açamaz; ancak adın ve ambalajın müşteri gözünde kendisini gösterdiğini ve rakibin kullanımının karışıklık yarattığını ispatlayabilirse haksız rekabetin men'ini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını isteyebilir. Aynı işletme tescilli olsaydı, tartışmanın büyük kısmı sicil kaydıyla baştan çözülürdü.

TTK m.56'ya göre haksız rekabetin tespiti, men'i, sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, kusur varsa maddi tazminat ve koşulları varsa manevi tazminat istenebilir; m.61 ihtiyati tedbire imkân verir. Kasten işlenen haksız rekabet fiilleri için TTK m.62 şikâyete bağlı bir ceza hükmü de içerir.

Zamanaşımına dikkat: TTK m.60'a göre bu davalar, hakkın doğumunu öğrendiğiniz günden itibaren bir yıl ve her hâlde doğumundan itibaren üç yıl içinde açılmalıdır.

Sonraki başvuruya itiraz ve hükümsüzlük (SMK m.6/3, m.25)

Biri sizin kullandığınız adı marka olarak başvurursa, SMK m.6/3'e göre başvuru tarihinden önce kullandığınız işaret üzerinde hak elde etmiş olmanız, itirazınız üzerine başvurunun reddi sebebidir. İtiraz, Resmî Marka Bülteni'nde yayımdan itibaren iki ay içinde yapılır (m.18). Bu süre kaçarsa ve marka tescil edilirse aynı gerekçeyle mahkemeden hükümsüzlük istenebilir (m.25). Bu yolların kuramsal zeminini, yani önceliğin neden başvuru tarihine göre belirlendiğini marka hakkı kime aittir yazısında ayrıntılı ele aldık.

Kötü niyetli başvurulara karşı ek dayanak

Adınızı bilerek, sizi engellemek ya da size satmak amacıyla başvuran birine karşı SMK m.6/9 (kötüniyetli başvuruların itiraz üzerine reddi) ek bir dayanak sağlar. Kötü niyet, hükümsüzlük davasında da ileri sürülebilir ve SMK m.25/6'daki beş yıllık sessiz kalma kuralı kötüniyetli tescili korumaz.

Ceza Koruması Neden Yalnız Tescilli Markaya Aittir?

Çünkü kanun bunu açıkça şart koşar. SMK m.30/1, marka hakkına iktibas veya iltibas yoluyla tecavüz ederek mal üreten, satan, ithal eden ya da bulunduran kişi için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörür. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre ise bu cezalara hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır.

Bu nedenle tescil kaydı olmayan işletme, taklitçiye karşı marka suçu şikâyetinde bulunamaz. TTK m.62'deki haksız rekabet suçu ayrı bir yoldur; ancak orada da fiilin TTK m.55'teki bir haksız rekabet hâline girdiğini ve kasten işlendiğini ortaya koymanız gerekir. Tescil olmadan bir taklitçiyle karşılaşırsanız önce delilleri toplayıp ardından ihtar ve haksız rekabet davası seçeneklerini değerlendirin; aynı anda kendi başvurunuzu yapmak, sonraki ihlallere karşı konumunuzu güçlendirir. Tescilli marka sahibinin izlediği adımlar için markamı başkası kullanıyor rehberine bakabilirsiniz.

Tescilli ve Tescilsiz Marka: 8 Kıstasta Karşılaştırma

İki konum arasındaki temel fark, hakkın kaynağıdır: biri sicil kaydına, diğeri ispatlanması gereken fiilî kullanıma dayanır. Bu fark, aşağıdaki sekiz kıstasın her birinde somut sonuç doğurur.

KıstasTescilli markaTescilsiz marka
Hakkın dayanağıTescil ve sicil kaydı (SMK m.7/1)Fiilî kullanım ve bunun delilleri
Hakkın ispatıSicil kaydı ve tescil belgesi yeterlidirHer uyuşmazlıkta kullanımın tarihi, yoğunluğu ve sürekliliği yeniden ispatlanır
Kullanımı yasaklamaMarka hakkına tecavüz davası (SMK m.7, m.29)Haksız rekabet davası (TTK); karışıklık ve dürüstlüğe aykırılık gösterilmelidir
Benzer başvuruyu durdurmaİtiraz (m.6/1); aynı veya çok benzer başvuruyu Kurum kendiliğinden reddeder (m.5/1-ç)Yalnız itirazla (m.6/3), önceki hakkı ispat şartıyla
Ceza korumasıMarka suçu: 1–3 yıl hapis ve adli para cezası (m.30)SMK ceza koruması yok (m.30/5); TTK m.62 kasıt ve şikâyet şartıyla
Platform şikâyetleriTescil belgesiyle marka koruma programlarına başvurulabilirProgramlar çoğunlukla tescil ya da başvuru kaydı ister; şikâyet zayıf kalır
® işaretiKullanılabilirKullanılamaz; ™ kullanılabilir
Devir, lisans, rehinSicile kaydedilir, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (m.148)Sicil kaydı yoktur; işlem sözleşmesel kalır ve değerlemesi zorlaşır

Tescilsiz Markayla Çalışmanın Başlıca Riskleri

Tescil olmadan çalışmanın en büyük riski, korumanın her seferinde yeniden kanıtlanması gereken bir iddiaya dönüşmesidir. Hukuki açıdan öne çıkan riskler şunlardır:

  • Başkasının adı tescil ettirmesi: Bülteni takip etmiyorsanız iki aylık itiraz süresi fark edilmeden geçer; geriye uzun ve masraflı bir hükümsüzlük davası kalır.
  • Tecavüz iddiasıyla karşılaşmak: Adı tescil ettiren kişi size ihtarname gönderebilir, dava açabilir. Önceki kullanımınızı ispatlayana kadar savunma pozisyonunda kalırsınız.
  • Platformlarda dezavantaj: Pazaryeri ve sosyal medya şikâyet süreçleri sicil kaydı üzerinden işler; tescilli karşı taraf listelemenizi kaldırtabilirken sizin elinizde gösterecek belge olmaz.
  • Yatırım, franchise ve lisans engeli: Yatırımcı, alıcı ve franchise adayı, devralacağı adın hukuki güvencesini sorar; tescil olmadan bu sorunun net bir cevabı yoktur.
  • Yeniden markalama maliyeti: Uyuşmazlığı kaybederseniz tabela, ambalaj, alan adı ve müşteri algısı birlikte değişir.

Tescilsiz çalışmanın ticari yan etkilerinin tam listesini marka tescili almayan firmaların 10 sorunu yazısında derledik.

Tescilsiz Markada ® Kullanılabilir mi?

Hayır. ® işareti, markanın sicilde tescilli olduğunu beyan eder. Kaydı olmayan bir işarette ® kullanmak gerçeğe aykırı bir beyandır ve TTK m.55/1-a-2'deki "kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri … hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak" hâli kapsamında haksız rekabet sayılabilir. Rakip, bu kullanım için tespit, men ve tazminat isteyebilir.

Tescilsiz dönemde doğru işaret ™'dir: tescil iddiası içermez, yalnız işareti marka olarak kullandığınızı duyurur. İşaretlerin aşamalara göre doğru kullanımını ® ve ™ işaretleri rehberinde tablo hâlinde anlattık.

Kullanım Delili Nasıl Biriktirilir?

Tescil olmadan çalışan işletmenin en değerli varlığı, tarihli ve düzenli bir kullanım dosyasıdır. Uyuşmazlık çıktığında toplanmaya çalışılan deliller çoğu zaman eksik kalır; dosya, günlük işleyişin içinde biriktirilmelidir.

  1. İlk kullanım tarihini sabitleyin. İlk faturayı, ilk satış kaydını, açılış ya da lansman duyurusunu ayrı bir klasörde saklayın. Uyuşmazlıklarda asıl soru, kimin daha önce başladığıdır.
  2. Faturalarda ve sözleşmelerde markanın görünmesini sağlayın. Marka adının yer almadığı fatura, kullanımın varlığını değil yalnızca ticaretin varlığını kanıtlar.
  3. Ambalaj, etiket ve tabela kayıtlarını tutun. Baskı faturaları, matbaa teslim belgeleri ve tarihli fotoğraflar, işaretin ürünle birlikte kullanıldığını gösterir.
  4. Reklam ve dijital izleri arşivleyin. Reklam faturaları, kampanya raporları, sosyal medya gönderileri, alan adı kayıt tarihi ve web arşivi çıktıları kullanımın yaygınlığını belgeler.
  5. Tarihi bağımsız biçimde doğrulatın. Önemli dijital belgeler için nitelikli elektronik zaman damgası kullanılabilir; kritik anlarda noter aracılığıyla tespit ya da mahkemeden delil tespiti istenebilir.
  6. Üçüncü kişi kaynaklarını toplayın. Basın haberleri, müşteri yorumları, fuar katılım belgeleri ve sektör yayınları, kendi hazırladığınız belgelerden daha ikna edicidir.
  7. Dosyayı yıllık düzenleyin. Her yıl için kısa bir özet (satış hacmi, satış noktaları, reklam harcaması) ve belge dizini hazırlayın.

Bu dosya yalnız bugünkü uyuşmazlıklar için değil, ileride tescil başvurunuzda ayırt edicilik ya da tanınmışlık tartışması çıkarsa da temel kaynak olur.

Tescilsiz Dönemden Tescile Nasıl Geçilir?

En doğru geçiş, kullanım sürerken araştırmayı yapıp başvuruyu gecikmeden tamamlamaktır. Kullanmaya devam etmeniz başvuruya engel değildir; tersine, kullanım delilleriniz tescil sürecinde çıkabilecek itirazlarda da işinize yarar.

Geçişi planlarken üç noktaya dikkat edin: başvuruyu fiilen kullandığınız ve yakın vadede gireceğiniz mal ve hizmetleri kapsayacak biçimde kurun; başvuru yapılana kadar ® kullanmayın; tescil kararı ve yayımından sonra ®'ye geçin. Kelime ve logo için hangi başvuru türünün seçileceği korumanın kapsamını belirler; bu kararı işareti fiilen nasıl kullandığınıza göre verin. Araştırmada sizinle çakışan bir kayıt çıkarsa, başvurudan önce kapsam daraltma, muvafakat ya da ad değişikliği seçenekleri değerlendirilir. Doğru anı işletme takviminize göre seçmek için marka tescili ne zaman yapılmalı rehberine bakabilirsiniz.

Webx, TÜRKPATENT nezdinde yetkili marka vekilleriyle çalışarak marka tescili sürecini ön araştırmadan tescil belgesine kadar yürütür; mevcut kullanımınızın başvuru kapsamına doğru yansıtılmasını da bu süreçte birlikte planlarız.

Sonuç

Tescil olmadan marka kullanmak, hukuken meşru ama korunması zor bir konumdur. Akılda kalacaklar:

  • Tescilsiz marka kullanmak suç değildir; asıl risk, farkında olmadan başkasının tescilli markasını ihlal etmektir.
  • Tescilsiz marka sahibi SMK m.7'deki yasaklama haklarından ve m.30'daki ceza korumasından yararlanamaz.
  • Elinizdeki araçlar TTK haksız rekabet hükümleri, SMK m.6/3 itirazı ve m.25 hükümsüzlüğüdür; hepsinde ispat yükü sizdedir.
  • Haksız rekabet davalarında bir yıllık ve üç yıllık zamanaşımı sürelerini kaçırmayın.
  • Tescile kadar ™ kullanın, kullanım delillerini tarihli ve düzenli biriktirin.

Tescilsiz markanızı güvenceye almak ister misiniz?

Kullandığınız adı ve faaliyet alanınızı iletişim sayfamızdan iletin; sicilde çakışan kayıt olup olmadığını, hangi sınıflarda başvurmanız gerektiğini ve mevcut kullanım delillerinizin hangi eksiklerle tamamlanması gerektiğini birlikte değerlendirelim.

Marka rehberlerimizi Google aramalarında öncelikli görmek ister misiniz?

Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Sıkça Sorulan Sorular

Tescilsiz markayla pazaryerlerinde satış yapabilir miyim?
Genel olarak evet; satış yapmak için marka tescili yasal bir şart değildir. Ancak pazaryerlerinin marka koruma programları ve marka sahibi sayfaları çoğunlukla tescil ya da en azından başvuru kaydı ister. Ayrıca aynı veya benzer adı tescil ettirmiş biri, ürünleriniz hakkında platforma şikâyette bulunabilir; bu durumda elinizde gösterebileceğiniz bir sicil kaydı olmaz.
Tescilsiz marka ile franchise verilebilir mi?
Sözleşme yapmak hukuken mümkündür, ancak ticari açıdan zayıf bir zemindir. Franchise alan, yatırımını korunmayan bir ada bağlar; üçüncü bir kişi adı tescil ettirirse bütün zincir etkilenir. Lisans sicile kaydedilemediği için ilişki yalnız taraflar arasında kalır. Bu nedenle franchise modeline geçmeden önce markanın ilgili sınıflarda tescil edilmiş olması beklenir.
Tescilsiz bir marka satılabilir ya da devredilebilir mi?
TÜRKPATENT sicilinde tescilsiz bir işaret için devir kaydı yapılamaz. Uygulamada işaret, işletmenin diğer varlıklarıyla birlikte sözleşmeyle devredilebilir; ancak alıcı yalnızca fiilî kullanımı ve buna bağlı önceki hak iddialarını devralır. Bu belirsizlik nedeniyle alıcılar ve yatırımcılar genellikle devirden önce satıcının başvuru yapmasını ya da tescilin tamamlanmasını şart koşar.
Tescilsiz markam için haksız rekabet davası hangi sürede açılmalı?
Türk Ticaret Kanunu m.60'a göre haksız rekabet davaları, davaya hakkı olan tarafın hakkın doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde doğumundan itibaren üç yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç niteliğindeyse bu uzun süre hukuk davası için de geçerlidir. Süre kısa olduğu için delil toplamaya gecikmeden başlanmalıdır.
Tescilsiz markamda ™ işareti kullanmak koruma sağlar mı?
™ işareti bir tescil iddiası içermez; yalnızca işareti marka olarak kullandığınızı duyurur. Tek başına hukuki koruma doğurmaz ve kimseyi aynı adı kullanmaktan alıkoyamaz. Yine de işaretin ürünün adı değil, ticari kaynağın göstergesi olarak kullanıldığını belgelemeye yardım edebilir. Koruma için tescil başvurusu gerekir; başvurudan sonra da tescil tamamlanana kadar ™ kullanılmaya devam edilir.
Tescilsiz marka kullandığım için ceza alabilir miyim?
Kendi seçtiğiniz tescilsiz bir adı kullanmak tek başına suç değildir. Risk, bu adın başkasının Türkiye'de tescilli markasıyla aynı ya da karıştırılacak kadar benzer olmasıdır; bu durumda kullanım SMK m.30 kapsamında marka suçu oluşturabilir. Ayrıca tescilsiz markada ® işaretini kullanmak, haksız rekabet hükümleri açısından yanıltıcı açıklama sayılabilir.
Yurt dışında tescilli markam Türkiye'de tescilsiz mi sayılır?
Evet. Marka koruması ülkeseldir; başka bir ülkedeki tescil Türkiye'de SMK'nın tescilli markaya tanıdığı hakları doğurmaz. Ceza hükümleri bakımından da SMK m.30/5 markanın Türkiye'de tescilli olmasını şart koşar. Madrid Protokolü üzerinden Türkiye'yi belirleyen ve koruma kazanan uluslararası tescil ise yurt içi başvuruyla aynı sonuçları doğurur. Türkiye pazarında satış yapıyorsanız korumanın Türkiye'yi kapsadığını mutlaka sicilden teyit edin.
Kaç yıl kullanırsam tescilsiz markam korunur?
Kanunda böyle bir süre yoktur; kullanım süresi tek başına tescil yerine geçen bir hak doğurmaz. Önemli olan, başkasının başvuru tarihinden önce, gerçek ve belli bir yoğunlukta kullanım yapıp yapmadığınız ve bunu ispatlayıp ispatlayamadığınızdır. Uzun ve yoğun kullanım, ileride tescil başvurusunda ayırt edicilik tartışması çıkarsa da işe yarayabilir.