Hukuki

Marka Davası Nasıl Açılır? Hakkınızı Mahkemede Korumak

Yayın: Güncelleme: 9 dk okuma
Marka Davası Nasıl Açılır? Hakkınızı Mahkemede Korumak

Tescilli marka sahibi, tecavüz edene karşı fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde dava açar; yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri ya da tecavüzün gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yerdir (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, SMK m.156/3). Davada tecavüzün tespiti, durdurulması, el koyma ve maddi-manevi tazminat istenebilir. Marka davası nasıl açılır diye bakarken işin dilekçeden önce başladığını bilmek gerekir: deliller önceden toplanır, gerekirse ihtiyati tedbir talep edilir.

Bu soruyu marka sahipleri genellikle bir ihlali fark ettikten hemen sonra soruyor. O anda ilk iş, hangi davanın açılacağını ve hangi mahkemenin yetkili olduğunu doğru seçmek; ihtar, tedbir ve ceza şikâyeti kararları bu iki seçimin etrafında şekillenir.

Marka Davası Nedir, Hangi Dava Türleri Vardır?

Marka davası, marka hakkının ihlali, geçerliliği ya da kapsamı hakkında SMK'ya dayanılarak fikri ve sınai haklar mahkemelerinde görülen davaların genel adıdır. Hangi davanın açılacağı, kimin neyi istediğine göre değişir:

Dava ya da yolKim başlatır?Nerede?Ne istenir?
Tecavüz davası (m.29, m.149–151)Marka sahibi; şartları varsa lisans alan (m.158)Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi; davacının yerleşim yeri ya da fiilin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yer (m.156/3)Tespit, önleme, durdurma, kaldırma, el koyma, imha, maddi ve manevi tazminat, ilan
Hükümsüzlük davası (m.25)Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıFikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi; dava sicildeki marka sahibine karşı açılır, yetkili yer davalının yerleşim yeridir (m.25/3, m.156/5)Markanın tamamen ya da bazı mal ve hizmetler için hükümsüzlüğü
Kurum (YİDK) kararına karşı dava (m.156/2)Kurum kararından zarar gören tarafAnkara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTÜRKPATENT kararının iptali
Tecavüzün mevcut olmadığının tespiti (m.154)Menfaati olan herkes; kendisine tecavüz davası açılmış kişi açamazFikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi; davalı hak sahibinin yerleşim yeri (m.156/5)Faaliyetinin marka hakkına tecavüz oluşturmadığının tespiti
Ceza şikâyeti (m.30)Marka hakkı sahibi; soruşturma şikâyete bağlıdır (m.30/6)Cumhuriyet başsavcılığı; yargılama fikri ve sınai haklar ceza mahkemesindeFaillerin cezalandırılması; soruşturmada taklit ürünlere el konulması

Hangi fiillerin tecavüz sayıldığını bilmiyorsanız marka hakkı ihlali nedir yazısından başlayın. Hükümsüzlük mahkemede istenir. Kullanmama nedeniyle iptal ise 10 Ocak 2024'ten bu yana TÜRKPATENT'e başvurularak istenir (m.26); iki yolun farkı marka tescili iptali ve hükümsüzlük rehberinde. Kurul kararlarına karşı davanın tarafları ve takvimi için YİDK kararına karşı dava yazısına bakın.

Tescilsiz bir işaretin sahibi SMK'daki tecavüz davasını açamaz; marka koruması tescil yoluyla elde edilir (m.7/1). Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerine dayanılabilir; önceki kullanımla edinilen hak da sonradan tescil edilen benzer markanın hükümsüzlüğü için ileri sürülebilir (m.6/3 ve m.25). Başvuru aşamasındaki marka için ise başvurunun Bültende yayımından sonraki fiillere karşı tazminat davası açılabilir, ancak mahkeme tescil yayımlanmadan karar veremez (m.7/4).

Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Görevli mahkeme, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; yetkili mahkeme ise davanın hangi yerdeki mahkemede açılacağını ifade eder. SMK m.156/1'e göre Kanundaki davalarda görevli mahkemeler fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde işe, görevlendirilen asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri bakar; yargı çevreleri il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.

Yetki ise davayı kimin kime karşı açtığına bağlı:

  • Hak sahibi üçüncü kişilere karşı dava açıyorsa, davacının yerleşim yeri ya da hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi yetkilidir (m.156/3).
  • Davacının Türkiye'de yerleşim yeri yoksa dava tarihinde sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yer, vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yer esas alınır (m.156/4).
  • Üçüncü kişiler hak sahibine karşı dava açıyorsa yetkili yer davalının yerleşim yeridir; hak sahibinin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa m.156/4 uygulanır (m.156/5).
  • Kurum kararlarına karşı davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir (m.156/2).

Hükümsüzlük davalarında Kurum taraf gösterilmez; dava sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere ya da hukuki haleflerine karşı açılır (m.25/3).

Dava Açmadan Önce Hangi Adımlar Atılmalı?

Davanın sonucu çoğu zaman dilekçe yazılmadan önce verilen kararlarla belirlenir. Tecavüz davasında hazırlık genellikle şu sırayı izler:

  1. Hakkınızı doğrulayın: Tescilin kapsadığı sınıfları, koruma süresini ve sicildeki sahip bilgisini kontrol edin; markanız beş yıldan uzun süredir tescilliyse kendi kullanım delillerinizi de hazırlayın (kullanım ispatı delil dosyası).
  2. Tecavüzü belgeleyin: Tarihli ekran kayıtları, test alımı faturası ve satış noktası fotoğrafları toplayın; gerekirse mahkemeden delil tespiti isteyin. SMK m.150/3, dava açmadan önce de delillerin tespiti için karşı tarafın belge sunmasına karar verilmesini isteme imkânı tanır. İlk adımların kontrol listesi markamı başkası kullanıyor ne yapmalıyım yazısında.
  3. İhtarname kararını verin: İhtar zorunlu değildir; uzlaşma fırsatı yaratır ama karşı tarafa delil karartma ya da tecavüzün mevcut olmadığının tespiti davasıyla öne geçme imkânı da verebilir. İçerik ve riskler için: marka ihtarnamesi nasıl yazılır.
  4. İhtiyati tedbir ihtiyacını değerlendirin: Satış sürüyorsa yargılama beklenmeden durdurma istenebilir.
  5. Arabuluculuk sorusunu netleştirin: Tazminat gibi parasal taleplerde dava öncesi arabuluculuğun gerekip gerekmediğine bakın.
  6. Talepleri ve mahkemeyi belirleyin: Hangi taleplerin ileri sürüleceğini, yetkili yeri ve ceza şikâyetinin paralel yürüyüp yürümeyeceğini kararlaştırın.

İhtiyati tedbir

İhtiyati tedbir, dava sonuçlanmadan önce hükmün etkinliğini korumak için mahkemeden istenen geçici önlem demektir. SMK m.159/1'e göre dava açma hakkı olan kişi, tecavüz oluşturan kullanımın ülke içinde gerçekleşmekte olduğunu ya da bunun için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat ederse tedbir isteyebilir. Tedbir özellikle tecavüz fiillerinin önlenmesini ve durdurulmasını, taklit ürünlere gümrük ve serbest bölgeler dâhil bulundukları her yerde el konulmasını ve teminat verilmesini kapsayabilir (m.159/2). SMK'da hüküm bulunmayan konularda Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır (m.159/3); tedbir talep edenden teminat istenmesi bu kapsamda gündeme gelebilir. Sınırda alınan idari önlemler için gümrükte taklit ürüne el koyma yazısına bakabilirsiniz.

Arabuluculuk

Marka uyuşmazlıkları tespit, men ve kaldırma gibi parasal olmayan taleplerle tazminat gibi parasal talepleri bir arada içerebilir. Parasal talepler bakımından dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olup olmadığı, talebin niteliğine göre somut olayda ayrıca bakılması gereken bir sorudur. Cevabı dilekçeden önce netleştirin. Arabuluculuk, dava takviminin bir parçasıdır.

Zamanaşımı

SMK m.157'ye göre sınai mülkiyet hakkından doğan özel hukuk taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımı hükümleri uygulanır. Süreler talebin türüne ve öğrenme tarihine göre işler. Bu yüzden ihlali öğrendiğiniz tarihi kayda alın ve beklemeyin. Tazminat talepleri bakımından sürelerin ayrıntısı marka tecavüzü tazminat hesaplama rehberinde.

Dava Dilekçesinde Neler İstenebilir?

Tecavüze uğrayan marka sahibi, SMK m.149/1'e göre mahkemeden şunları isteyebilir:

  • Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
  • Muhtemel tecavüzün önlenmesi ve süren tecavüz fiillerinin durdurulması.
  • Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
  • Tecavüz oluşturan ürünlere ve yalnız bunların üretiminde kullanılan araçlara el konulması, bunlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması. Bu durumda ürünlerin değeri tazminattan düşülür (m.149/2).
  • Ürünlerin şeklinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi ya da kaçınılmazsa imhası.
  • Kesinleşmiş kararın, masrafı karşı tarafa ait olmak üzere ilanı. Bu hak, kesinleşmeden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer (m.149/3).

Tazminat, fiilî kayıp ile yoksun kalınan kazancı kapsar (m.151/1); yoksun kalınan kazanç marka sahibinin seçimine göre muhtemel gelir, tecavüz edenin net kazancı ya da lisans bedeli yöntemiyle hesaplanır (m.151/2). Markanın itibarı zarar gördüyse ayrıca itibar tazminatı istenebilir (m.150/2). Yöntemler tazminat rehberinde karşılaştırılıyor. Burada bilmeniz gereken, yöntemin dava açılırken seçilen bir strateji olduğu. Kişisel ihtiyacı ölçüsünde taklit ürün bulunduran ya da kullanan son kullanıcıya ise dava açılamaz (m.153).

Lisans Alan Marka Davası Açabilir mi?

Evet, ama şartlar lisansın türüne göre değişir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisans alan, tecavüz hâlinde marka sahibinin açabileceği davaları kendi adına açabilir (m.158/1).

İnhisari olmayan lisans alan ise dava hakkı sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa önce marka sahibinden dava açmasını ister. Marka sahibi bunu kabul etmez ya da bildirimden itibaren üç ay içinde davayı açmazsa lisans alan kendi adına ve kendi menfaati ölçüsünde dava açabilir ve bunu marka sahibine bildirir (m.158/2). Ciddi zarar tehlikesi varsa üç aylık süre dolmadan ihtiyati tedbir istenebilir (m.158/3).

Dava Sürecinde Neler Olur?

Marka davaları, SMK'daki özel hükümler dışında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel usulüyle yürür. Önce dilekçeler aşaması gelir: dava, cevap ve karşılıklı cevap dilekçeleriyle iddialar ve deliller ortaya konur. Ardından mahkeme ön incelemede uyuşmazlık noktalarını belirler ve tahkikata geçer.

Uygulamada davanın ağırlık merkezi çoğu zaman bilirkişi incelemesi oluyor. İşaretlerin benzerliği, karıştırılma ihtimali, kullanım delilleri ve zarar hesabı gibi teknik konularda marka uzmanı ya da mali müşavir bilirkişilerden rapor alınabilir; taraflar rapora itiraz edebilir. Karardan sonra bölge adliye mahkemesinde istinaf ve şartları varsa Yargıtay'da temyiz yolu açıktır. Yargılama giderleri harç, bilirkişi ve tebligat masrafları gibi kalemlerden oluşur ve kural olarak davayı kaybeden tarafa yükletilir; tutar, davanın türüne ve talep edilen miktara göre değişir.

Hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde mahkeme kararı Kuruma kendiliğinden gönderir, marka sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır (m.27/6–7). Karar başvuru tarihinden itibaren etkilidir ve herkese karşı hüküm doğurur (m.27/1 ve m.27/5); daha önce kesinleşip uygulanmış tecavüz kararları ise kural olarak bundan etkilenmez (m.27/3).

Karşı tarafın olası savunmaları

Karşı tarafın neye dayanacağını önceden kestirirseniz delillerinizi de ona göre hazırlarsınız:

  • Davacının markası dava tarihinde en az beş yıldır tescilliyse davalı, dava tarihinden önceki beş yılda ciddi kullanımın ispatını isteyebilir. Buna kullanım def'i denir (m.29/2).
  • Davalı, karşı hamle olarak davacının markasının hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir (m.25/2).
  • Kendi adını belirtme, tanımlayıcı açıklama ve aksesuar-yedek parça amacı (m.7/5) gibi dürüst kullanımlar ile hak sahibinin izniyle piyasaya sürülmüş, yani tüketilmiş ürünler (m.152) hakkın kapsamı dışında kalabilir.
  • Önceki tarihli hak sahibinin açtığı tecavüz davasında davalı, kendi sonraki tarihli tescilini savunma olarak ileri süremez (m.155).
  • Hükümsüzlük davalarında, sonraki markanın kullanımını bilerek ya da bilmesi gerekirken beş yıl sessiz kalan marka sahibi, sonraki tescil kötüniyetli değilse markasını hükümsüzlük gerekçesi yapamaz (m.25/6).

Ceza Şikâyeti ile Hukuk Davası Birlikte Yürür mü?

Evet, iki yol birbirinin alternatifi değildir. SMK m.30, iktibas ya da iltibas yoluyla marka hakkına tecavüzü hapis ve adli para cezası öngören bir suç olarak düzenler. Cezaya hükmedilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır (m.30/5) ve soruşturma şikâyete bağlıdır (m.30/6).

Ceza soruşturmasındaki arama ve el koyma ihlali hızla durdurabilir ve tazminat hesabı için delil üretebilir; ancak zararı tazmin etmez. Tazminat ancak hukuk davasında istenir. Ceza miktarları, şikâyet süresi ve etkin pişmanlık için marka hakkına tecavüz suçu ve cezası yazısına bakabilirsiniz.

Marka Vekili ile Avukatın Rolü Nerede Ayrılır?

TÜRKPATENT nezdinde işlemleri kişiler kendileri ya da sicile kayıtlı marka veya patent vekilleri aracılığıyla yapar (m.160/1); mahkemede ise taraflar davayı kendileri yürütebilir ya da bir avukatla temsil edilir. Başkasını mahkemede vekil sıfatıyla temsil etmek avukatlara özgüdür.

Webx bir hukuk bürosu değildir. Yayına itiraz, itiraza karşı görüş ve Kurum kararlarına itiraz gibi TÜRKPATENT nezdindeki süreçleri marka vekili sıfatıyla yürütür; dava aşamasında anlaşmalı avukatlarla ya da sizin avukatınızla çalışılır. Bu iş birliğinde sicil kayıtları, benzerlik değerlendirmesi ve kullanım delilleri gibi teknik hazırlık, avukatın kuracağı dava stratejisine malzeme olur.

İhlali Fark Ettiğiniz Gün Neye Öncelik Vermeli?

Satış sürüyorsa öncelik delil tespiti ve ihtiyati tedbirdir; ihlal durmuş ve geriye zarar kalmışsa ağırlık tazminat yöntemine ve zamanaşımına kayar. Markanız beş yıldan uzun süredir tescilliyse kendi kullanım delillerinizi davadan önce derleyin, çünkü davalının kullanım def'ine başvurma imkânı vardır. Ceza şikâyeti hızlı sonuç verebilir ama tazminatı ancak hukuk davası getirir.

Elinizdeki tescil bilgilerini, ihlalin kapsamını ve topladığınız delilleri iletişim sayfasından gönderirseniz, dosyanın TÜRKPATENT nezdindeki yollarla mı, bir ihtarla mı yoksa dava yoluyla mı ilerlemesi gerektiğine birlikte bakarız. Marka uyuşmazlıklarında hukuki destek kapsamında itiraz süreçleri vekil olarak yürütülüyor, dava aşaması anlaşmalı avukatlarla planlanıyor.

Kaynaklar

Marka rehberlerimizi Google aramalarında öncelikli görmek ister misiniz?

Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Sıkça Sorulan Sorular

Tescilsiz marka için marka davası açılabilir mi?
SMK'daki tecavüz davası ve ceza yolu tescilli markalar içindir; Kanun marka korumasının tescil yoluyla elde edildiğini açıkça söyler ve cezaya hükmedilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olmasını şart koşar. Tescilsiz işaret sahibi Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerine dayanabilir; önceki kullanımla edinilen hak, sonradan tescil edilen benzer markanın hükümsüzlüğü için de ileri sürülebilir.
Marka başvurusu henüz tescil edilmeden dava açılabilir mi?
Kısmen. SMK m.7/4'e göre başvuru Resmî Marka Bülteni'nde yayımlandıktan sonra gerçekleşen ve tescil hâlinde yasaklanabilecek fiiller için başvuru sahibi tazminat davası açabilir; ancak mahkeme, tescil yayımlanmadan iddiaların geçerliliği hakkında karar veremez. Ceza şikâyeti için ise markanın Türkiye'de tescil edilmiş olması şarttır, bu yüzden başvuru aşamasında ceza yolu açık değildir.
Yurt dışında yerleşik marka sahibi Türkiye'de hangi mahkemede dava açar?
Davacının Türkiye'de yerleşim yeri yoksa SMK m.156/4, dava tarihinde marka sicilinde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki mahkemeyi yetkili kılar. Vekillik kaydı silinmişse TÜRKPATENT'in merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi, bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bakar.
Karşı taraf tecavüz davasına markamın hükümsüzlüğünü isteyerek karşılık verebilir mi?
Evet. Hükümsüzlük, menfaati olanların mahkemeden isteyebileceği bir taleptir ve tecavüz davasının davalısı bu menfaate çoğu zaman sahiptir. Ayrıca markanız dava tarihinde en az beş yıldır tescilliyse davalı, dava tarihinden önceki beş yılda markanın ciddi biçimde kullanıldığının ispatını isteyebilir. Kullanım delillerini dava açmadan önce hazırlamak bu yüzden önemlidir.
İhtarname göndermeden doğrudan marka davası açılabilir mi?
Evet. SMK, tecavüz davası açmadan önce ihtarname gönderilmesini şart koşmaz. İhtarname uzlaşma fırsatı yaratır ve karşı tarafın durumdan haberdar edildiğini belgeler; ancak taklit stokunun saklanması ya da elden çıkarılması riski varsa önce delil tespiti veya ihtiyati tedbir istemek daha güvenli olabilir. Parasal talepler için arabuluculuk değerlendirmesi ise ayrıca yapılmalıdır.
Marka davası kazanılınca taklit ürünlere ne olur?
Mahkeme, talep hâlinde tecavüz oluşturan ürünlere ve yalnız bunların üretiminde kullanılan araçlara el konulmasına, bunlar üzerinde marka sahibine mülkiyet hakkı tanınmasına, markaların silinmesine ya da kaçınılmazsa imhaya karar verebilir (SMK m.149). Mülkiyet tanınırsa ürünlerin değeri tazminattan düşülür; değer tazminatı aşarsa aşan kısım marka sahibince karşı tarafa ödenir.
Kesinleşen hükümsüzlük kararı marka siciline nasıl yansır?
Mahkeme, hükümsüzlük kararı kesinleştikten sonra kararı TÜRKPATENT'e kendiliğinden gönderir; marka sicilden terkin edilir ve durum Resmî Marka Bülteni'nde yayımlanır. Karar başvuru tarihinden itibaren etkilidir, yani markaya koruma hiç doğmamış sayılır ve herkese karşı hüküm doğurur. Daha önce kesinleşip uygulanmış tecavüz kararları ise kural olarak bundan etkilenmez.