Evet, şirket kurmadan marka tescili yapılabilir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.3 başvuru hakkını şirket, vergi kaydı ya da ticari faaliyet şartına bağlamaz; Türk vatandaşı bir gerçek kişi markayı kendi adına başvurabilir. Şirket kurulduğunda marka noter onaylı sözleşmeyle şirkete devredilebilir ya da sizde kalıp şirkete lisansla kullandırılabilir.
Başvurunun kendisi zor değil. Asıl karar, şirket kurulduktan sonra markanın kimde duracağı konusunda veriliyor ve çoğu zaman da hiç verilmiyor: marka kurucunun adında kalıyor, şirket onu belgesiz kullanıyor.
Şirket Kurmadan Marka Tescili Hukuken Mümkün mü?
Mümkündür; kanun başvuru sahibinden tacir olmasını beklemez. SMK m.3'e göre Kanunun sağladığı korumadan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye'de yerleşim yeri olan ya da sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler yararlanır. Bentler birbirinin alternatifidir: Türk vatandaşı olmanız tek başına yeterlidir. TÜRKPATENT (Türk Patent ve Marka Kurumu) şeklî incelemede başvurunun m.3'e uygunluğuna bakar (m.15/1); şirketiniz olup olmadığına bakmaz.
Bireysel marka başvurusu, markanın bir gerçek kişi adına, o kişinin ad, soyad ve T.C. kimlik numarasıyla yapılan başvurusu demektir. Tescil edildiğinde marka hakkı kişinin kendi malvarlığına girer; şirket sonradan kurulsa bile marka kendiliğinden şirkete geçmez, bunun için ayrı bir hukuki işlem gerekir.
Henüz kurulmamış bir şirket ise başvuru sahibi olamaz, çünkü ticaret siciline tescil edilmemiş şirket tüzel kişilik kazanmamıştır. Kuruluş işlemleri sürerken başvuru bu yüzden kurucu adına yapılır. Dernekten adi ortaklığa, yabancı başvuru sahiplerine kadar bütün başvuru sahibi türlerinin genel çerçevesi marka tescili için kimler başvurabilir rehberinde.
Şirketsiz Başvuru Kimler İçin Mantıklı?
Adın kesinleştiği ama şirketin henüz kurulmadığı her durumda mantıklıdır. İki başvuru arasındaki öncelik, başvurunun alındığı tarih, saat ve dakikaya göre belirlenir (SMK m.15/1); şirket kuruluşunu beklemek, adın bu süre boyunca korumasız dolaşması demektir. Bu durumda olanlar genellikle şunlardır:
- Kuruluş öncesindeki girişimci. Ana sözleşme, ortaklık görüşmeleri ve banka işlemleri haftalar sürebilir; ad ise bu sırada ajansla, tedarikçiyle ve olası yatırımcıyla paylaşılır.
- Şirket kurmayı hiç planlamayan serbest çalışan: danışman, eğitmen, tasarımcı ya da yazar. Kişisel adıyla özdeşleşen bir markanın kendisinde kalması onun için bilinçli bir tercihtir.
- Ürününü henüz geliştiren kişi. Uygulama, oyun ya da ürün prototip aşamasındadır, ama adı tanıtım videolarında ve ön satış sayfalarında görünmeye başlamıştır.
- Yurt dışından dönecek Türk vatandaşı. Vatandaş olduğu için m.3 kapsamındadır; ancak yerleşim yeri yurt dışındayken TÜRKPATENT nezdinde yalnız marka veya patent vekiliyle işlem yapabilir (m.160/3).
Birden fazla kişinin emek koyduğu bir işte şahıs adına başvuru kalıcı çözüm olmaz. Şirkete giden yolda geçici bir köprüdür. Markanın sonunda kimin adına durması gerektiği işletme tipine göre değişir; bunun için marka şahıs adına mı şirket adına mı rehberine bakın.
Bireysel Başvuru İçin Neler Gerekir?
Başvuru beş adımda hazırlanır ve başvuru sahibinin kişi ya da şirket olmasına göre değişmez; değişen yalnız kimlik bilgisidir:
- Ön araştırma: Adın aynı ve benzer markalarla çakışıp çakışmadığı yazılış, okunuş ve anlam yönünden kontrol edilir.
- Kimlik ve iletişim bilgileri: Ad, soyad, T.C. kimlik numarası ve tebligata elverişli adres, nüfus kaydıyla birebir aynı yazımla girilir.
- Marka örneği: Kelime markası, logo ya da ikisinin birleşimi seçilir; başvurudan sonra yalnız imla ve açık maddi hatalar düzeltilebilir, örnek değiştirilemez (m.11/6).
- Mal ve hizmet listesi: Nice sınıflarına göre, kurulacak şirketin yapacağı işi de kapsayacak biçimde yazılır.
- Başvuru ve ücret: Başvuru EPATS üzerinden e-Devlet girişi ve elektronik ya da mobil imzayla veya bir marka vekili aracılığıyla yapılır.
TÜRKPATENT 2026 marka işlem ücretleri tarifesine göre tek sınıflı başvuru ücreti 2.820 TL'dir (kalem 02.01.01); tescil aşamasında ödenen 7.010 TL'lik tescil ücretiyle (02.01.03) birlikte tek sınıflı bir dosyanın resmî toplamı 9.830 TL olur. Tarife, başvuru sahibinin kişi ya da şirket olmasına göre ayrı tutar öngörmez. Bu rakamlar 2026 tarifesine ait ve ücretler her yıl yeniden belirleniyor; ödemeden önce TÜRKPATENT'in yürürlükteki listesine bakın. Belgelerin ayrıntılı dökümü marka tescili için gerekli belgeler yazısında. Başvuruyu kendiniz yapmak yerine bireysel marka tescili sürecini bir marka vekiline bırakırsanız resmî ücretler aynı kalır, vekil hizmet bedeli ayrıca eklenir.
Şirket Kurulunca Marka İçin Hangi Seçenekler Var?
Üç seçenek vardır: markayı şirkete devretmek, markayı kendinizde tutup şirkete lisans vermek ya da hiçbir şey yapmamak. İlk ikisi hukuken düzenli yollardır; üçüncüsü en sık görülen ama en riskli durumdur.
| Ölçüt | 1. Şirkete devir | 2. Kurucuda kalır, şirkete lisans | 3. Hiçbir şey yapmamak |
|---|---|---|---|
| Markanın sahibi | Şirket | Kurucu | Kurucu |
| Şekil şartı | Yazılı ve noter onaylı devir sözleşmesi (SMK m.148/4) | Yazılı lisans sözleşmesi (m.148/4, m.24) | Yok; şirketin hangi hakla kullandığı belirsiz kalır |
| Sicil kaydı ve 2026 resmî ücreti | Devir kaydı, 02.01.06 — 5.960 TL | Lisans kaydı, 02.01.09 — 9.870 TL | Kayıt yok |
| Kayıt yapılmazsa | Devir iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (m.148/5) | Lisans iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (m.148/5) | Şirketin elinde ileri sürebileceği bir işlem yoktur |
| Beş yıllık kullanım şartı | Şirket markayı sahibi olarak kullanır | Lisans alanın kullanımı marka sahibinin kullanımı sayılır (m.9/3) | İzin belgelenmediği için kullanımın sahibe bağlanması tartışmalı hâle gelebilir |
| Ortak ve yatırımcı gözüyle | Beklenen yapı | Açıklanması ve sözleşmeyle güvenceye alınması gereken yapı | Düzeltilmesi istenen boşluk |
| Uygun olduğu durum | Ortaklı şirket, yatırım ya da franchise planı | Tek kurucu, kişisel ad markası, markayı şirket risklerinden ayrı tutma isteği | Uygun durum yok; geçici olsa bile yazılı izin verin |
Seçenek 1: Markayı şirkete devretmek
Devir, markanın sahipliğinin kurucudan şirkete geçmesi demektir. SMK m.148/4'e göre devir sözleşmesinin geçerliliği noter onayına bağlıdır; onaysız sözleşme markayı devretmez. Devir, taraflardan birinin talebi ve ücretin ödenmesiyle sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır (m.148/5). m.148/8 bu hükümleri başvurulara da uyguladığı için tescili beklemek gerekmez: başvuru aşamasındaki marka da şirkete devredilebilir. Başvuru sahibini düzeltme talebiyle değiştirmek ise mümkün değildir; bunun tek yolu devirdir.
Sözleşmeden sicil kaydına kadar adımlar marka devri nasıl yapılır rehberinde sırasıyla duruyor. Sözleşme ve kayıt işlemini tek dosyada yürütmek isterseniz markanın şirkete devri hizmet sayfasına bakabilirsiniz.
Kuruluşta ya da sermaye artırımında markanın şirkete ayni sermaye olarak konulması da gündeme gelebilir. TÜRKPATENT tarifesi bu tür işlemleri birleşme ve bölünmeyle birlikte yapısal değişiklik kalemi altında sayar (02.01.07, 4.360 TL). Ayni sermaye şirketler hukukunun kendi kurallarına tabi olduğundan bu yolu kuruluş işlemlerini yürüten mali müşavirinizle birlikte değerlendirin.
Seçenek 2: Marka sizde kalır, şirkete lisans verilir
Lisans, mülkiyet kurucuda kalırken şirkete markayı kullanma izni verilmesi demektir. SMK m.24'e göre lisans inhisari ya da inhisari olmayan şekilde verilebilir; sözleşmede aksi yazılmamışsa inhisari değildir ve lisans alan şirket, aksi kararlaştırılmadıkça alt lisans veremez. Lisans veren de lisans alanın mal ve hizmetlerinin kalitesini güvenceye alacak önlemleri alır.
Bu modelin en önemli sonucu kullanım şartıyla ilgilidir: şirketin markayı izinle kullanması, marka sahibinin kullanımı sayılır (m.9/3). Sözleşmenin asgari maddelerini marka lisans sözleşmesi rehberinde ele aldık. Lisans bedeli alınıp alınmayacağı ve bunun vergisel sonuçları işletmeye özgüdür; bu kararı mali müşavirinize danışarak verin.
Seçenek 3: Hiçbir şey yapmamak
Uygulamada en sık rastlanan tablo budur: marka kurucu adına tescillidir, şirket markayı yıllarca kullanır, ama aradaki ilişki hiçbir belgeye dökülmemiştir. Kısa vadede sorun çıkmaz. Sorun ortak ayrılığı, yatırım turu, şirket satışı ya da kurucunun vefatı gibi bir olayda ortaya çıkar; şirket o anda kullandığı markanın sahibi değil, yalnız fiilî kullanıcısıdır. Marka kurucunun kişisel malvarlığının parçası olduğundan kurucunun alacaklıları tarafından haczedilebilir ve vefatında mirasçılarına geçer (m.148/1).
Kurucu Birden Fazlaysa Marka Kimin Adına Başvurulmalı?
İki yol var ve ikisi de yazılı bir anlaşmayla tamamlanmalı. Başvuru kuruculardan birinin adına yapılabilir; bu durumda şirket kurulduğunda markanın şirkete devredileceği kurucular arasında yazılı olarak kayda geçirilir. Ya da kurucular birlikte başvurur.
Birlikte başvuruda marka paylı olarak sahiplenilir. Vekil atanmamışsa Kurum nezdindeki işlemleri, geri çekme ve vazgeçme talepleri hariç, ortak temsilci yürütür; ortak temsilci belirtilmemişse başvuru formunda adı geçen ilk kişi ortak temsilci sayılır (SMK m.147/1). Paydaşlardan biri payını üçüncü kişiye satarsa diğerlerinin önalım hakkı vardır (m.148/3). Şirket kurulduğunda devir sözleşmesini bütün paydaşların imzalaması gerekir; o arada ortaklardan biri ayrılmışsa bu imza bir pazarlık konusuna dönüşebilir.
Hangi yolu seçerseniz seçin, kurucular anlaşmasında üç cevap bulunmalı: marka şirkete ne zaman devredilecek, masrafı kim karşılayacak ve kuruluş gerçekleşmezse marka kime kalacak.
Şirket Kurmadan Başvurunun Sınırları ve Riskleri Nelerdir?
Faaliyet şartının olmaması, sınırsız başvuru serbestisi anlamına gelmez. Şirket kurmadan marka tescili yaparken şu beş noktayı hesaba katın:
- Kötüniyet hem ret hem hükümsüzlük sebebidir. Gerçek bir iş planı olmadan, başkasının kullandığı adları satmak ya da rakibi engellemek için yapılan başvurular itiraz üzerine reddedilir (SMK m.6/9); tescil edilmiş olsa bile mahkemeden hükümsüzlüğü istenebilir (m.25).
- Tescilden itibaren beş yıl içinde haklı sebep olmadan Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan marka, talep üzerine TÜRKPATENT tarafından iptal edilebilir (m.9, m.26). Şirket hiç kurulmaz ve marka kullanılmazsa koruma bu yolla kaybedilebilir.
- Şahıs adına marka, kişinin borçlarına ve mirasına bağlıdır. Şirket büyüdükçe bu bağ şirket için de bir riske dönüşür.
- Devir ya da lisans yalnız taraflar arasında yazılı kalırsa, sicile güvenerek işlem yapan iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (m.148/5).
- Kurucu adına alınan markanın masraflarının şirkete yansıtılması, devir bedeli ve lisans bedeli muhasebe ve vergi sonuçları doğurabilir. Bunları mali müşavirinize danışın.
Önce Başvuru, Sonra Kuruluş Kararı
Ad kesinleştiyse şirketin kurulmasını beklemenin bir getirisi yok: öncelik başvurunun alındığı anda doğar ve başvuru, tescili beklemeden şirkete devredilebilir. Özen isteyen kısım kuruluştan sonra geliyor. Devir mi lisans mı olacağını seçin, seçtiğiniz işlemi sicile kaydettirin. Birden fazla kurucu varsa bu kararı şirket kurulmadan kâğıda dökün.
Başvuru sahibini ve şirkete geçiş yolunu dosya açılmadan belirlemek için marka adınızı, kurucu yapınızı ve kuruluş takviminizi iletişim sayfamızdan gönderebilirsiniz. Kurucu adına başvuru, liste kurgusu ve sonraki devir ya da lisans kaydı, TÜRKPATENT nezdinde yetkili marka vekillerince tek dosyada yürütülür.